Ankara Eğitim Ve Araştırma Hastanesi
Ankara İl Sağlık Müdürlüğü
Ankara Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

İşte kan almada dikkat edilmesi gereken noktalar

Güncelleme Tarihi: 22/02/2018

Doktorun doğru karar vermesinde en az yüzde 70 katkısı bulunan laboratuvar testleri (genellikle kan testleri), tanıdan tedaviye ve hastalığın gidişatına kadar pek çok alanda gösterge olarak kullanılıyor. Ancak kan alma işlemi, standartlara aykırı bir şekilde doğru ve uygun malzemelerle yapılmadığı takdirde hastalar için hayati riskleri de beraberinde getiriyor.

Kan.jpg

Doğru kan almak için neler yapılmasını ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini Doç.Dr. Doğan Yücel ve Türk Biyokimya Derneği Preanalitik Çalışma Grubu Üyesi Dr. Nedim Albayrak anlattı:

Dogan_Yucel.jpg

Biyokimya denince önem verdiğiniz konuların başında ne geliyor?

Doç.Dr. Doğan Yücel: Biyokimyasal tetkikler için kan alımı çok önemli bir konu. Sonuçların doğruluğu, dolayısıyla hastalıkların da doğru tedavisi için üzerinde titizlikle durulması gerekiyor. Çünkü laboratuvarla ilgili hatalara bakıldığında yüzde 70’e yakınının, kan alımı sırasında analiz öncesi dediğimiz preanalitik dönemde yapıldığını görüyoruz. Yani daha ilk adımı hatalı atıyoruz. Dolayısıyla oraya yoğunlaşmamız gerekli. Şimdiye kadar hep analiz aşamasına ehemmiyet gösterdik. Orada sorun neredeyse halloldu, hata oranı yüzde 10’lara kadar düştü. Biz bu alanda Venöz Kan Alma (Flebotomi) Kılavuzu çıkardık. Türkiye’de bir ilkti, çok da ses getirdi. Bunu Avrupa’da da tanıttık; Avrupa federasyonumuz var orada, önerdik yayınladılar. Kılavuzu esas alarak ilgili sağlık personeline eğitimler verdik.

'ZOR DAMAR ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ'

Preanalitik evrede yani kan alınırken en çok yapılan hatalar neler?

Doç.Dr. Doğan Yücel: Preanalitik evre, hastadan tahlil istenmesiyle başlıyor. Daha sonra numunenin alınacağı aşama geliyor. Diyelim kan alınacak; önce damar tespit edilecek, alkolle silinecek, kuruması beklenecek, sonra iğneyle belli bir açı tutturup damara girilecek (eskiden enjektörle yapılırdı,kan enjektöre çekilirdi), sonra da vakumlu tüplere numune alınacak. Hangi test için hangi tüpe örnek alınacağı, tüp kapaklarının renginden belli. Vakumlu tüpler birçok hatayı minimize etti. Ayrıca jelli tüpler diye adlandırdığımız daha hızlı pıhtılaşmayı sağlayan kullanıma hazır tüpler var artık. Hem iş hızlanıyor hem de risk azalıyor. Eskiden enjektöre çekilen kan tüpe boşaltılırken yoğunluktan işlem hızlı yapıldığı için “hemoliz” dediğimiz istenmeyen durumlar oluşuyordu ve numune standartlara uygun olmayan bir şekilde analize gönderilmiş oluyordu. Bir de onkoloji, geriatri gibi zor hasta grupları var. “Zor damar” diyoruz biz bu gruba. Kılavuzlarda bu yer almıyordu. Şimdi bunun üzerinde çalışıyoruz. Sadece bu tür hastalardan kan almaya yönelik yeni bir kılavuz hazırlayabiliriz. Diyelim meme kanserli hastada mastektomi yapıldı. Mastektomi yapılan tarafta kan almamak lazım. Yani memenin alındığı taraftaki koldan kan almamak gerekli. Çünkü hastanın lenf dolaşımı iyi olmadığından bu hastalarda enfeksiyon riski yüksek ve sağlıklı kan alınmayabilir, damara zor girilebilir, ödem olur.


Kaynak

Posta Gazetesinin haberi